Dengeli bir yaşama kavuşmak, beyin dalgalarını düzenlemek ve çakraları açmak için hazırlanan özel müzikler olduğunu biliyor muydunuz? Daha huzurlu ve sağlıklı bir yaşam için ses ve müzikten faydalanmak mümkün. Çakraları dengeleme, uyku, ders çalışma ve meditasyon müziklerini sizin için derledik.

Evrende her şeyin titreşimi olduğu ve her titreşimin kendine ait bir frekansı yani titreşim sıklığı olduğunu söyleniyor. Ses ise titreşimler yoluyla duyguları yaşama, rahatlama, gevşeme ve iyileşme için bize birçok yol sunuyor. Yoga ve meditasyon müzikleri de bedenimizin frekansını dengelemeyi sağlarken, zihni sakinleştirmenin yanında uykuya geçişi ve çalışmayı, ayrıca odaklanmayı kolaylaştırıyor. Sakinleşme ve uyku için dinlenme müzikleri, enerjiyi dengeleme için Solfeggio Frekansları, iyileşmek için Binoral ritimler kullanılabiliyor. Negatif enerjiden arınmanıza ve dengelenmenize yardımcı olan sesleri sizin için inceledik.

İyileştirici titreşimler ile rahatlamak ve dönüşmek mümkün

Sesin iyi hissetmeye ve hatta bedensel rahatsızlıkları iyileştirmeye olan etkisi antik topluluklardan bu yana kullanılıyor. Bunların bir örneği olan Solfeggio Frekansları adlı sistem, enerji beden denilen ve gözle görülmese de sağlık durumu üzerinde etkileri kabul edilen alanımız üzerinde olumlu etkiler sağlıyor. Zihni ve bedeni Solfeggio frekanslarına maruz bırakmanın zihin-beden-ruh dengesi üzerinde fayda sağladığı söyleniyor ve birçok kişi tarafından deneyimleniyor. Enerji bedeninin titreşimini evrenin temel ritim ve tonlarına hizalamak için Solfeggio frekansları ile hazırlanan müzikleri dinlemenin hissedilen bir etki sağladığı öngörülüyor. Bedenin farklı yoğunluktaki dokularının bu frekanslardan farklı şekillerde faydalandığı söyleniyor.

Farklı düzeydeki Solfeggio frekanslarının yani ses frekanslarının kullanımına, ilk olarak eski çağ ayinlerinde ve meditasyon seanslarında rastlanıyordu. Kullanımının zaman içinde sisteme oturduğu tahmin edilen bu müzikal unsurlar, orijinal notalara dayanıyor ve farklı farklı ses aralıkları, farklı duyguları uyandırıyordu. Tarih boyunca değişik ayar uygulamaları kullanıldığı için bu frekanslar zaman içinde orijinalliğinden uzaklaştı. 1970’li yıllara gelindiğinde birkaç bilim insanı bu sesleri tekrar keşfetti ve eskiden kullanılan Solfeggio ölçeği üzerinde çalışarak, kullanıma hazır 6 ses frekansı serisini güncel haline getirdi. 6 orijinal Solfeggio notasının her biri Hertz, başka bir deyişle “saniye başına döngü” frekansına sahip bulunuyor.

“Solfeggio Frekansları’nı nasıl dinleyebiliriz?” sorusunun cevabı ise basit: İnternette ve müzik platformlarında Solfeggio Frequencies olarak ulaşılabilen veya bunları kullanarak müzik eserleri üreten birçok kaynak bulunuyor. Özellikle meditasyon müzikleri ve yoga müzikleri dinlemek isteyenler için sade veya melodik düzenlemeler ile hazırlanmış frekans dinletileri bulmak mümkün. Bu notalar 396 Hz, 417 Hz, 528 Hz, 639 Hz, 741 Hz, 852 Hz dalga boyundaki titreşimlerle bilinç ve bilinçdışına derinlemesine nüfuz ediyor. Antik 6 tonlu ölçeğe ek olarak yeni keşfedilen 3 tonla birlikte 9 tonun, birçok müzikolog ve bilim insanı tarafından zihin ve beden üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu düşünülüyor. Londra Kraliyet Akademisi’nde nörobilim araştırmacısı Dr. Alan Watkins’e göre, bu tonlarda şarkılar söylemek veya dinlemek kalp atış hızını ve tansiyonu düşürmeye yardımcı oluyor.

Enerji yükselten ve aura dengeleyen müzik

Meditasyon müzikleri

Rahatlatıcı uyku müziği

Müziğin sağlık alanında kullanımı ve seslerin etkisi

Siyamatik, ses ve frekansın madde üzerindeki etkilerini genellikle sıvı veya toz biçiminde gözlemleme bilimine verilen ad. Frekansları inceleyen çeşitli çalışmaların yapıldığı bu bilim, frekanslar arasında matematiksel bir ilişki olduğunu da tespit etmiş. Matematiksel analizler yapan araştırmacılar, frekansların ezoterik bilimlerde özel öneme sahip 3, 6, ve 9 rakamlarına indirgenebildiğini bulmuş. Bu noktada bilgilerini paylaşan bilim insanları, Nikola Tesla’nın ifadesini hatırlatıyor: “Sadece 3, 6 ve 9’un ihtişamını biliyor olsaydın, o zaman evrenin anahtarını elinde tutuyor olurdun.”

Doktor ve bitki uzmanı Dr. Joseph Puleo, Solfeggio frekansları üzerinde çalışmaya başlayan ilk bilim insanlarından biri. Altı frekansın her birinin kesin özellikler taşıdığı ve tonların terapötik yani iyileştirici olarak kullanılabileceği teorisini geliştirdi. 1988 yılında ise başka bir bilim insanı olan biyokimyacı Glen Rein, Phd, Rock müzik ile karşılaştırdığı bu frekansların DNA üzerinde rezonansa neden olduğunu ve iyileştirici özelliklere sahip olabileceğini ortaya koydu. 2006 yılında Anti-Aging Medical News Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, darbeli frekansların osteoporoz üzerinde olumlu etkisi ortaya kondu. 2018 yılında Japon bilim insanlarının yaptığı bir araştırma ise 528 Hz ses frekanslarının sadece 5 dakika maruz kalındıktan sonra bile stresi azaltıcı etkisini tespit etti. Uygun şekilde maruz kalınan seslerin hücredeki oksijen miktarını arttırdığı, yüksek tansiyonu önlediği, melatonini arttırarak kolay uyumaya yardımcı olduğu, stres hormonlarının seviyesini azalttığı, endorfin ve oksitosin hormonlarının salınımını arttırdığı tespit edildi.

Bu frekanslara, çakra açmak ve çakra dengelemek için hazırlanan müziklerde de rastlanıyor. Zihinde ve enerji bedende oluşan negatif blokajları açan, çakra dengeleyen müziklerin Solfeggio frekanslarıyla uyumlu olduğu görülüyor.

Çeşitli ritimlerle beyin dalgalarını değiştirmek mümkün mü?

Beyin dalgaları üzerinde etki eden bir diğer araç ise “Bineural Beats” olarak yabancı kaynaklarda sıkça karşımıza çıkan ses kayıtları. Uyku müziği, ders çalışırken dinlenebilecek müzik, çalışma müziği gibi çeşitli araştırmalar yaptığımızda rastladığımız kayıtlar, ses mühendisleri veya profesyonel müzisyenler tarafından hazırlanan bir diğer ses ürünü çeşidi olarak dikkat çekiyor.

Türkçesiyle binoral ritm denilen ritmler, 1839 yılında Heinrich Wilhelm Dove tarafından bulundu. Beyin dalgalarını değiştirmeyi amaçlayan bu ritimler, özellikle de hastanede yatan ve ağrısı olan hastaları hedefleyen bir yardımcı araç olmaları amacıyla geliştirildi. Bineuoral ritimler; farklı Hertzlerdeki iki ses tonunu iki kulağa ayrı ayrı ama aynı anda yönlendirmeyle uygulanan bir beyin uyarım yöntemi. Frekanslardaki fark, üçüncü bir sesin ritmik bir vuruş gibi duyulması şeklinde bir yanılsama yaratıyor. Beyindeki nöronlar ise bu hayali vuruşla aynı oranda elektrik mesajı göndermeye başlıyorlar. Bu vuruşları dinlemenin kaygıyı azalttığı, odaklanmayı arttırdığı ve ruh halini iyileştirdiği söylense de bu iddiaları destekleyen bilimsel bir araştırma henüz bulunmasa da ne tür etkileri olduğu konusunda veriler de bulunuyor.

Binöral ritimlerin etkilerini inceleyen bir bilimsel araştırma, bunların kişinin modunu etkilemediğini ancak beyin aktivitesini senkronize ettiğini ortaya koydu. Eneuro Dergisi’nde yayınlanan araştırmada bilim insanları, sağlıklı yetişkinlerin binoral ses vuruşları esnasındaki beyin aktivitelerini ölçtü. Kişinin duygusal modunda değişiklik görülmese de hafızayı ve odağı geliştirebileceği ile ilgili bulgular elde edildi. Öte yandan “Binöral ritim ses terapisi” olarak da tanımlanan bu ritimlerin, bazı cerrahi girişimlerde hastaların beyinlerindeki alfa dalgalarını anımsatarak hastalarda korku ve acı algısını azaltmaya yardımcı olabildiği bulundu. Binoral ritimler kulaklıkla dinlenmesi gerektiğini de hatırlatmak gerek.

Beyin dalgalarından evrenin titreşimlerine…

Her şeyin titreşimlerden oluştuğu evrende, bedenin enerji merkezleri üzerinde sesin de etkisi bulunuyor. Şarkı söylemenin etkili olması kadar; hazırlanmış seslerin ve ritimlerin doku yenileme, bedendeki blokajları çözme, enerjiyi yükseltme, çakraların dönüş hızını dengeleme veya yavaşlamış çakrayı aktive etme, doku yenilenmesini destekleme, iyileşmeyi hızlandırma gibi birçok faydası olduğu söyleniyor. Sesin tek başına iyileştirmeye etkili olmasını beklemek zor olsa da bütüncül sağlık yaklaşımıyla bakıldığında, sesi kullanmak geleneksel olarak da rastlanan bir yöntem. Musikideki makamların tedavide kullanılması da akla gelince, konuya daha derinlemesine bakmakta fayda görünüyor.

Ses alanında çalışarak titreşimleri arttırmayı öneren ve bu konuda çalışmalar yapan yazar, müzisyen ve öğretmen Jonathan Goldman, çakra hizalama için özel ses kayıtları oluşturan kişilerden biri. Sesin dünyayı iyileştirmedeki rolüne dikkat çeken “Ses Farkındalığı Manifestosu”nda Goldman şöyle diyor;

“Kuantum aleminin fiziğe tezahürünün basit bir yönü, titreşim rezonansı kavramının niyet alanına eklenmesidir. Bununla birlikte, bu tezahür eylemi, bu fenomene sadece titreşim enerjisini eklersek çok kolaydır. Özellikle de sesin enerjisini… Olumlu, merhametli ve yaşamı teyit eden kutsal ses…”

Goldman, sesin bilince eşlik ettiğini hatırlatıyor ve “Titreşim ile birleşen bilinç, bir anahtardır” diyor. Bunu, antik medeniyetlerin taşıdığı bir sır olduğunu ve bir çoğumuzun unuttuğunu söylüyor. Sesin, gücü arttırıcı yönünü hatırlatıyor. Niyetin dua, fısıldama gibi şekillerde ifade edilmesinin yanı sıra Hindu geleneğinde de sıkça vurgulanan “Sessiz ses”in bilincin tüm yönleriyle arayüz oluşturan kutsal, titreşimsel bir yön olduğunu söylüyor.

Rahatlatıcı ve dengeleyici müziklerden bahsedilince, akla müzikle tedavi yöntemleri de geliyor. 2017 yılında aramızdan ayrılan Yrd. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç tarafından kurulan Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu Tümata’nın sunduğu bilgilere göre, Türk müzik ve hareket terapisi geleneğinde müziğin iyileştirici gücünü ortaya koyan birçok uygulama bulunuyor. Güvenç’in, hastalıkları iyileştirmeye yardımcı olarak kullanılan makamlar ve etkilerini anlatırken birkaç gönüllüyü sahneye aldığı ve “İmaj Terapi” çalışmasının örneğini sunduğu TEDX konuşması hatırlanıyor. Araştırmacı ve akademisyen Güvenç, enstrümanları kullanarak katılımcıları makamlar aracılığıyla bilinçaltının derinliklerine yolculuğa çıkarıyor.

Şaman şifacıların davulları, ağıtlar, dualar, aryalar, mantralar, kabile müzikleri… Hangi gelenekte ve inançta olursa olsun ses, hayatın titreşimlerden meydana geldiğini hatırlatıyor. Ses ifade eden, iyileştiren ve birleştiren rolüyle insanlık var oldukça kullanılmaya devam ediyor.

Derleyen ve çeviren: Senem Tahmaz

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz